SEARCH RESULT

Year

Subject Area

Broadcast Area

Language

1 results listed

2012 EV HAYVANLARI VE SÜS BİTKİLERİNİN ÇEVREYE OLUMSUZ ETKİLERİ

Sanayileşme ile başlayan ve kırdan şehre yönelen göçe paralel olarak ortaya çıkan şehirleşme, beton, cam ve asfaltın çerçevelediği gri bir hayat tarzını insanlara dayatmaktadır. Kendisi ya da bir nesil öncesi köylerden gelmiş olan insanlar, tabiat özlemlerini evlerinde yetiştirdikleri çeşitli bitkiler ve hayvanlarla gidermeye çalışmaktadırlar. Aynı olgu hızlı ve çarpık bir şehirleşme serüveni yaşayan Türkiye’de de kendini göstermektedir. Farklı olma isteği, görüntülü ve basılı yayınların giderek artan tesiri ve pazarlama kanallarının etkin çalışması gibi sebeplerle, bilinen yerli hayvan ve bitki türlerinin yerini alışılmışın dışında ve başka coğrafyalara ait canlıların almıştır. Son yıllarda bu canlılara yönelmiş olan yoğun talep; bu ürünlerin ithalâtını, üretimini ve perakende satışlarını artırması, beraberinde bu canlıların çevre açısından tehlikeli olma riskini de artırmaktadır. Başta biyolojik çeşitlilik olmak üzere, insan faaliyetlerini ve sağlığını etkileyen ve kendi anavatanları dışında yayılan bu canlılar, istilâcı yabancı türler (İYT) olarak adlandırılmaktadır. Bütün yabancı türlerin çevre, sağlık ve ekonomi üzerinde olumsuz etkisi bulunmamakla birlikte, evlerde beslenen hayvanlar ve bitkiler, ya kaçmak suretiyle ya da çeşitli sebeplerle ev şartlarında bakımlarının yapılamadığı durumlarda acıma hissi ile tabiata salınarak bulaştırılmaktadır. Ülkemizde bu durumu ortaya koyan yeterli çalışma bulunmamaktadır. Türkiye flora ve faunası ile ilgili bilim yayınları ve internet gibi kaynaklar incelendiğinde, İYT olarak belirlenmiş ev bitkisi ve hayvanı türlerinin, bazıları da tabiatta tespit edilmiş olarak bulunduğu görülmektedir. Meselâ, Eichornia crassipes, Elodea canadensis, Carpobrotus edulis, istilâcı bambu türleri, Trachemys scripta elegans ve Psittacula krameri gibi ev ve süs amaçlı sahip olunan bitki ve hayvan türleri bunlar arasında sayılabilir. Bazı ülkelerde bu konularda kanunî düzenlemeler ve üretici ve ithalâtçıların gönüllü uygulamaları için prensipler hazırlanmıştır ve hazırlanmaktadır. Ülkemizdeki karantina uygulamaları da dâhil bu konuda yeterli bir kanunî alt yapı mevcut değildir. Bu canlıların Türkiye’de oluşturdukları zararlar ortaya konulmamış olmakla beraber, İYT olarak oluşturdukları zararların ülkemizde oluşmadığı da söylenemez. Bu türlerle mücadele için öncelikle muhtemel olumsuzluklarının ülkemiz ölçeğinde de belirlenmesi ve sıradan bir vatandaştan politika üreticilerine kadar bütün kesimlerde farkındalık yaratılmasına ihtiyaç vardır. Bu çalışmada ikincil veriler ve bilgiler kullanılmak suretiyle söz konusu tehdidin büyüklüğüne ve önemine dikkat çekilmektedir.

Tuketim Toplumu ve Cevre Sempozyumu
TTCS

Ahmet ULUDAG Yakup Erdal ERTURK Badel UYSAL

219 161
Subject Area: Environmental Science Broadcast Area: International Type: Article Language: English